01/05/2026
Lorist’i kurarken sadece güzel şeyler yaratmak istemedim.
Bir duruşum olsun istedim.
Renkler benim dilim.
Nasıl yaşadığımı, neye inandığımı anlatma biçimim.
Ama bu yol sadece estetikle, dekorasyonla ya da iç mimarlıkla ilgili değildi.
Kendi dünyamı kurarken, bu topraklardan çıkan bir bakış açısını da temsil etmek istedim.
O kadar farklı kültür, o kadar farklı renk var ki…
Galiba ülkemizin her köşesinde bir parçam oldu.
Ve bu beni besliyor.
Farklı olanla bir olmak,
farklı renkleri kendi rengime katmak…
Gerçekten aksi çok sıkıcı değil mi?
Ve ben buyum.
Tek bir renk değilim.
Ayrım yapmadan, yaptırmadan,
2019’dan beri kendi yolumda, kendi çabamla ilerliyorum.
Geçen sene bu zamanlar bir karar verdim.
Kendi rengime yeni renkler katmaya 🎨
İlk markamız Stoff Nagel 🕯️🔥 oldu.
Aldığım geri dönüşler, içimdeki tüm soru işaretlerini susturdu.
Ve uzun zamandır sadece benim değil Nora&Mine’nin de kalbinde olan bir marka daha…
Bu hafta itibariyle kesinleşti.
Bugün 🍴 Sabre Paris Lorist İstanbul’da 🍽️
Bu benim için sadece yeni bir marka değil,
kurduğum dünyanın büyüdüğünü görmek demek.
Köklü markaları bu topraklara taşımak için
günlerce, aylarca çalışmak…
yollara çıkmak, kapılar çalmak buraya yazmak kadar kolay değil.
Ama en önemlisi, doğru olanı buraya getirmek.
Hedefim gün geldiğinde,
bizlerin kapısını çalanlara yol açmak, zemin hazırlamak 🇹🇷
Kendi dilimden, kendi çizgimden ödün vermeden.
Ve her geçen gün,
kendi renklerime biraz daha yaklaşmak🎈