15/05/2017
“Bir taş evde yaşamak “ hemen hemen herkesin hayallerini süsleyen bir haldir. Kimi zaman eski taş evler gelir akla. Eski bir taş ev alınıp restore edilir.
Kimi zaman yapıldığı günlerdeki yaşam alışkanlıkları ve ihtiyaçlara göre planlanmış bu evlere günümüz alışkanlık ve ihtiyaçları bir türlü sığmaz. Ekler, ilaveler mümkün olduğunca yapılır.
Kimi zaman alıştığımız büyük pencerelerden sonra eski taş evlerin pencereleri küçük ve boğucu gelir. Geniş ferah taş evler hayal edilir. Böyle zamanlarda yeni taş ev yapımı için yollar aranır. Çok yaygın bir uygulama olmadığı için ise kafalar karışır. Kim ne derse onun peşinde yola çıkılır.
Günümüzde yeni bir taş ev yapmak denilince akıllara gelen ve çok yaygın olarak uygulanan yöntem; betonarme kolon kiriş ve döşeme sistemini oluşturup arasını taş veya tuğla duvar örerek, betonarme yapıyı taş kaplamaktır.
Oysa bu yöntem hem statik hem de yalıtım konusunda ciddi riskler taşır. Betonarme taşıyıcı sistem deprem sırasında esneyerek yıkılmaz. Oysa taş yapı ağırlığı ve birbirine kilitlenerek örülen duvar sistemi ile esnemeden depreme karşı koyar. Bu şekilde yapılan karma sistemler birbirlerini yıkabilir.
Ayrıca dış kısmı iç kısmından daha yoğun malzeme ile oluşturulan binalarda su alma durumunda ısı değişikliklerinde içeri giren su dışarıya yol bulamaz. Aralarına yalıtımlar yapılır, yapı nefes alamaz hale gelir. Bu problemi önlemek için bazı farklı yöntemler kullanılmak ile birlikte her biri başka bir problem doğurur.
Tesisatlar nasıl döşenecek sorusuna cevaplar aranır… İşin içinden çıkılamaz.
Oysa tüm bunları sistemli bir şekilde yapmak, tüm bu problemleri çözmek mümkündür. İçinde güven ve mutlulukla yaşanabilecek, sorun çıkartmayan evden öte esere dönüşmüş bir taş ev…